.O.
..O Deniz's personal pages
OOO
/home /micro /about

Turkiye'den s.ktir olup gitmek

November 9, 2020

Bos beles ve bir o kadar les bir troll yuvasi olan eksisozluk ve diger “product sensin sana kafam girsin” business modeli ile calisan content. hostingcileri zengin etmemek adina artik internette kendim sahibi olmadigim hic bir platforma byte harcamiyorum. Ama bazen guzel konular denk geliyor bir iki bir sey yazmak istedigim oluyor, o zaman da ver elini blog diyorum. Neyse olaya geri donelim. Bu baslik sozlugun en populer basliklarindan ve binlerce entrysi var. Genel olarak gitmek icin kasanlar, hadi artik bir siktirin gidin kafamizi sikmeyinciler ve gidip de tecrubelerini paylasanlar oluyor. Ben 3. kategoriden biraz bilgi vereyim. Yaklasik 5 senedir pacific north west tarafinda yasiyoruz. Bundan 7 sene once esim “ya yurt disina ya da timarhaneye gidecem” diyerek buyuk bir risk ile bu macerayi baslatti. Bundan once de gitme girisimlerimiz olmustu ama x veya y nedeni ile gidememistik, ama bu sefer oldu. Dunyanin top 10 MBA programlarindan birine kabul aldi. O 2 sene Pittsburgh PA’da okurken ben Istanbul’da kalip calistim ve okulu finanse ettim. Buna kalkismadan once en yakin arkadaslarim “boyle evlilik olmaz, olay boyle degil” filan gibi nasihatlerle beni sorguladi ama ben pek takmadim. Evet riskli bir haraket evlilik acisindan ama Turkiye’de kalip timar/hapishanede biten bir evlilik olmasinin sansi o riskten daha buyuk geldi bana. Benim meslek evrensel ama esimin degil ve o da kariyerinden vaz gecmek istemiyor diye, onun MBA yapip bir kariyer degisimi yapmasi en optimal cozum gibi gelmisti.

O 2 sene bohunca 3 ayda bir 2-3 haftalik ziyaretlerle idare edip hatri sayilir bir miktarda para harcadik. O zamanlar usd/try daha insancil seviyelerde oldugu icin karsilayabildik. Bugun olsa muhtemelen yapamazdik. Neyse esim programi bitirdikten sonra amazondan is teklifi aldi. ben de yanci olarak 5 sene once yanina temelli tasindim ve boylece sikitirp gitmis olduk.

Ilk iki sene sehirin gobeginde deniz manzarali bir daire tuttuk. Ben gunduzleri evde takilip oyun oynadim, kendi hobi projelerime baktim, aksamlari da istanbuldaki musterilerin islere bakip eve 3-5 kurus katkida bulundum. Herhalde o zamanlar esim benim 2x katim daha cok kazaniyordu. Medeni bir yasam, medeni insanlar, herkes kafasina gore takiliyor kimse birbirine karismiyor. En buyuk dert alt kattaki hintlilerin aksamlari curry yapip evi kokutmasiydi. Turk/middle east marketlerinde her bok var, Turk restoranlarinda rakisindan begendili kebabina kadar her sey var. Tek ozledigim aile ve arkadaslardi. Onlarla da facetime ve instant messaging ile her gun konusuyorduk zaten, senede bir tatile gidince de gorusuyorduk.

ikinci senemizin basinda hamile kaldik ve sehirin disinda mustakil bir eve ciktik. Bundan sonra bir daha asla apartman dairesine donmem. Senenin sonuna dogru bir kizimiz oldu ve bir Amerikan vatandasi olarak bizim cektigimiz bu sacmaliklarin hic birini cekmeyecek. bahceli bir evde (hatta bahcede kendine ozel salincakli kaydirakli parki var) buyuyecek, sokakta bisikletine binip arkadaslari ile oynayacak, Halloweende kostumunu giyip trick’r treat yapacak. Benim gibi kurban bayraminda musluman olmadigi halde zorla sabah namazina goturulup, kanli sokaklardan merserize corap festivali akraba toplasmalarina gitmek zorunda kalmayacak.

cocuk olduktan sonra benim de calisma iznimin cikmasi ile ben de dunyanin onde gelen bir firmasinda yazilim muhendisi olarak ise basladim ve su an finansal olarak rahat bir hayatimiz var. Tek sikayetim aile destegi olmadan cocuk buyutmenin zor olmasi, ayni zamanda cocugumun buyuk anneleri ve babalari ile yakin bir iliskisi olmamasi. Bir sikintim da bu salgin boku zamaninda esim ve bana bir sey olursa yardima gelecek birinin cok uzak oldugumuz icin en erken 24 saat icinde gelebilmesi.

Sonuc olarak biz sansliydik, buyuk risk aldik ve tuttu. Ama hesaplanarak alinan bir riskti bu.

Tags: #life #turkish