.O.
..O Deniz's personal pages
OOO
/home /micro /about

Yarasali gece

August 14, 2019

Gece 10:30 gibi garaj kapisini kapatiyim dedim, artik gec oldu yatacaz. Hava 100 bin derece oldugu icin garaj kapisi yatana kadar acik duruyor. Duvarda golge gibi bir sey gordum, gecti gitti. Dedim “Eh gene o buyuk sivri sinek benzeri boceklerden girmis iceri, neyse…”. Ev halki yatmaya hazirlik yapiyor, ben de bilgisayarin basina oturdum, youtube’dan bir iki video download edip plex’e koyacak olan bir script yaziyordum, ona bakacagim. Bir 10 dakika sonra tekrar bir golge oldu duvarda ve kayboldu gitti. Onemsemedim pek, iseme baktim. Derken onumden serce boyutunda siyah bir sey sorti yaparak gecti, “anani skym, noluyor” dedim; kendimi zor attim sandalyemden. Adrenalin bir anda tavan yapti. Yerde Ada’nin bir cocuk kitabi vardi silah olarak onu kaptim ve odanin disina kactim. Yuzumu tekrar odaya donmemle beraber yaratik ucarak onumden gecti ve ust kata dogru gitti. O sirada daha net bir bicimde gorme firsatim oldu ve anladim ki iceri yarasa girmis. Hic sevmem bu tarz ucan fareleri cunku kuduz vs. gibi hastalik tasima ihtimalleri var.

Aklima ilk gelen Ada’nin odasina girerse yan basariz oldu ve hemen ust kata ciktim. Tam merdivenin agzina gelmistim yarasayi salona ucarken gordum. Firsat bu firsat diyip Ada’nin orasinin kapisini kapattim ve bizim yatak odasina dogru yoneldim. Burcin’e “iceri yarasa girmis” dedim ve kapiyi cektim. Ust katta isiklar kapali, alt kattan gelen az biraz aydinlanma ile zar zor goruyorum onumu. Bir yandan da surekli tavani scanliyorum ucup bu tarafa gelir diye. Bir sekilde kendimi mutfaga attim ve kapilarini kapattim. Acele ile telefonu asagida birakmistim ama neyse ki iPad mutfak masasinin uzerinde duruyor. Baktim hemen yarasa nasil def edilir diye. Bir yere konmasini bekleyin, uzerine bir kapak yapin, sonra da alttan karton ile alip atin diyor. Oldu amk!

Kek uzerine koymak icin plastik bir kapak gibi bir sey vardi onu aldim. Bu sirada Burcin geldi iceri, o da ayni siteye bakmis ayni seyleri soyluyor. Mutfak kapsini araladim gozlerim yarasa ariyor. Stresten deli gibi terlemeye basladim. Sanki gerilim filmindeyim, her an bir yerden bir katil cikacak ve bicagi saplayacak gibi. Surekli sagimi, solumu, onumu, arkami kolluyorum. Alexa’ya isiklari ac diye fisildadim. Ee cocuk uyuyor, bir yandan da onu uyandirmamanin gayreti icindeyim. Ben salona bakiyorum, burcin arka odalara bakiyor. Gorunurde herhangi bir sey yok. Derken alt kattan son surat yukariya dogru bir sey geldi, bir tur sorti yapti bana dogru, sonra tekrar alt kata dogru geri dondu. “Anani” diyemeden oldu bitti butun bunlar. Alt kata indigini gorunce Burcin’e soyledim ve merdivenlerin ilk kismini inerek ana giris kapisinin orada elimde kalkanim konumlandim.

Aklima evin kapisini acip oradan disari cikmasini saglamak geldi. Bir yandan da surekli alt kat koridoruna bakiyorum. Bir iki kere yukari cikma tesebbusunde bulundu elimdeki kapak ile kistirmaya calistim ama engel oldugunu anlayinca geri donup tekrar asagiya iniyor. Biraz daha geri cekildim ki cikis kapisini bloklamayayim ama bu sefer de nereye dogru uctugunu goremiyorum.

Bir 10 dakika bu sekilde bekleme ile gecti ve yaratik ucmaz oldu. Oyle olunca “ben asagiya iniyorum” dedim ve elimde kalkanim yarasanin pesinden gittim. Surekli arkami kolluyorum, terden t-shirtum siril siklam oldu. Calisma odasina girdim. Tavana bakiyorum, asilacagi yada konacagi bir yer yok. Odanin dort bir yanina baktiktan sonra ciktim ve kapisini kapattim. Orasi temiz. Sirada ivir zivir esyanin durdugu kucuk oda var. O odaya girdim. Bir ton sacma sapan esya, valizler, kamp sandalyesi, kutular filan var her yerde. Bunlarin herhangi birinin icine girmis olabilir diye dusunuyorum ve tetikteyim. Giysi dolabinin kapisi acik, oraya da girmis olabilir. Dolabin surgulu kapilarindan birini siper alarak elimdeki kalkan ile giysileri durtukledim. Icerden kanat cirpmalari ile firlayacak diye bekliyorum ama bir sey olmadi. Biraz daha etrafi inceledikten sonra o odadan da cikip kapisini kapattim.

Sirada camasir odasi var. Icerisi karanlik ve saklanabilecegi bir suru bosluk mevcut. Kapisini aralayip elimdeki nesne ile isik dugmesine bastim. Aralik kapidan iceriyi suzuyorum. Gozume bir sey carpmiyor. Saklanabilecegi o kadar cok yer var ki, acaba hic kasmayip kapisini cekip artik kac gun ac sussuz dayaniyorsa bu meretler orada kaderine biraksam mi diye dusunuyorum. Kafami iceri uzatip son bir kez daha bakip cektim kapsini.

Sirada kucuk tuvalet var. Burasi kolay, 30 saniye bir suzdum iceriyi orada yoktu. Son yer garaj. Kapiyi acip isiklari actim ve aninda iceride daire cizerek ucmaya basladi. Bir “oh” cektim, en azindan buldum diye. Garaj buyuk oldugu icin uzerime dogru ucma ihtimali de dusuk o yuzden rahatim. Bir iki turdan sonra garajin dis kapisinin uzerine kondu. Bu arada garaj anahtarinin dugmesine basip garajin dis kapisini actim. Ses olunca tekrardan ucusmaya basladi. Deli danalar gibi tur atip duruyor garajin icinde. Burcin’e seslendim “dis kapiyi kapat, buldum!” diye. Bir iki tur daha atip bir disari dogru cikti ama tekrar girdi iceri. “Hay senin anani avradini” diye kufur ediyorum icimden. Neyse bir deneme ile daha disari cikti ve gecenin karanliginda kayboldu gitti.

Tags: #life